Bireysel Başvuru Hakkı ve Anayasa Mahkemesi Kararlarının Bağlayıcılığı
- 13 dakika önce
- 3 dakikada okunur

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almış ve bu hakların yalnızca sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri çerçevesinde sınırlanabileceğini hükme bağlamıştır. Anayasa’nın 5. maddesinde devletin temel amaç ve görevleri; Türk milletinin bağımsızlığını, ülkenin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyeti ve demokrasiyi muhafaza etmek, toplumun refahını ve bireylerin huzurunu sağlamak, kişinin maddi ve manevi varlığının gelişmesine uygun koşulları hazırlamak ve temel hakların kullanımını engelleyen siyasal, ekonomik ve sosyal nitelikteki engelleri ortadan kaldırmak olarak düzenlenmiştir.
Kişiler, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla genel mahkemeler ve idari merciler önünde dava ve başvuru yoluna gidebilir. Ancak kimi durumlarda, bireyler kamu gücünün eylem veya işlemleri karşısında ulusal yargı yollarından sonuç elde edemedikleri, haklarının yeterince korunmadığı kanaatine varabilir. İşte bu noktada, bireylere tanınan “Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı” devreye girmektedir.
Bu hak, 2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile 1982 Anayasası’nın 148 ve 149. maddelerine eklenmiş; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile somut çerçeveye kavuşturulmuş ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 59–84. maddeleri arasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bireysel başvuru müessesesi, 23 Eylül 2012 tarihi itibarıyla fiilen işlerlik kazanmıştır.
Bireysel Başvurunun Niteliği
Bireysel başvuru; Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile ona ek Türkiye’nin taraf olduğu protokollerde güvence altına alınan temel hakların, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak ileri sürülebilen olağanüstü ve ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Dolayısıyla, ihlale konu edilen hak hem Anayasa hem de AİHS kapsamında korunuyor olmalıdır. Örneğin sosyal güvenlik hakkı veya çalışma hakkı Anayasa’da düzenlenmiş olmakla birlikte AİHS kapsamında yer almadığından bireysel başvuruya konu edilemez.
Kimler Başvurabilir?
6216 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca:
Gerçek kişiler,
Özel hukuk tüzel kişileri (yalnızca kendi tüzel kişiliğine ait hakların ihlali söz konusu olduğunda),başvuru yapabilir.
Buna karşılık, kamu tüzel kişileri bireysel başvuru hakkına sahip değildir. Ayrıca, yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancıların bireysel başvuru yapamayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Başvuru Koşulları
Bireysel başvuruda bulunabilmek için:
Olağan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması,
İhlalin öğrenilmesinden veya yargı yolunun tüketilmesinden itibaren 30 gün içinde başvuruda bulunulması şarttır. Haklı mazeret halinde ise bu mazeretin ortadan kalkmasından itibaren 15 gün içinde başvuru yapılabilir.
Başvuru Usulü
Başvuru, Anayasa Mahkemesi’nin belirlediği “bireysel başvuru formu” aracılığıyla yapılır. Formun Türkçe ve okunaklı olması, dijital başvuruda en az 12 punto yazı karakteri kullanılması, el yazısı ile yapılacaksa silinmez kalemle doldurulması zorunludur. Form ve ekleri kural olarak 10 sayfayı aşmamalıdır.
Gerçek kişiler; T.C. kimlik numarası, kimlik bilgileri, adres ve iletişim bilgilerini; tüzel kişiler ise MERSİS numarası veya vergi numarası ile temsilcisine ilişkin bilgileri eksiksiz şekilde beyan etmelidir. Ayrıca:
Nüfus cüzdanı fotokopisi,
Vekâletname (avukat aracılığıyla başvuruluyorsa),
Başvuru harcının yatırıldığına dair makbuz,başvuruya eklenmesi gereken zorunlu belgelerdir.
Başvuru; doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne, diğer mahkemeler vasıtasıyla veya yurtdışında ise Türkiye Cumhuriyeti temsilcilikleri aracılığıyla yapılabilir.
Karar Süreci
6216 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre bireysel başvurular; ön inceleme, kabul edilebilirlik incelemesi ve esas incelemesi olmak üzere üç aşamada değerlendirilir.
Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul, iki Bölüm ve altı Komisyon’dan oluşur. Komisyonlar, başvurunun kabul edilebilir olup olmadığını karara bağlar; oybirliği sağlanamazsa dosyayı Bölüme gönderir.
Başvuruda usule ilişkin eksiklikler mevcutsa başvurucuya 15 günü geçmemek üzere kesin süre verilir; sürede tamamlanmaması halinde başvuru reddedilir.
Kabul edilebilirlik şartlarını taşıyan başvurular esas yönünden incelenir. Esas incelemede, temel hak ihlalinin bulunup bulunmadığı ve ihlalin sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağı değerlendirilir. Gerektiğinde duruşma yapılmasına veya tedbir kararı verilmesine hükmedilebilir.
Kararların Bağlayıcılığı
Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararları; yasama, yürütme ve yargı organları ile idare makamlarını ve gerçek ve tüzel kişileri kesin olarak bağlar.
Mahkeme bir mahkeme kararından kaynaklı ihlali tespit ederse dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderir. Yeniden yargılama gerekli değilse tazminata hükmedebilir veya başvurucuya genel mahkemelerde dava açma yolunu gösterebilir. İhlalin yasal düzenleme gerektirmesi hâlinde derhal gerekli düzenlemelerin yapılması zorunludur.
Av. Hazal TANIR
Kaynakça
GÜZEL, Mehmet Nuri, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ve Mahkemenin Verdiği Kararlara Genel Bir Bakış, Dergipark, 2022 , Cilt 27, S. 491- 531
TURAN, Hüseyin, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Usulü ve Kabul Edilebilirlik Kriterleri, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 2015